top of page

Çocuklarda Aynalama

Güncelleme tarihi: 22 May 2023

Görüldüğünü, duyulduğunu ve anlaşıldığını hissetmek, bebeklikten bu yana en temel ihtiyaçlar listesindedir. Kişinin kendi duygularını tanıması, duygularını birbirinden ayırt edip ifade edebilmesi için “aynalama” oldukça önemli bir yaklaşım olabilir. Özellikle bebeklikten itibaren, çocuğun duygularının ebeveyni tarafından görülmesi ve ebeveyninin kendi yorumunu katmadan, olduğu gibi kabul edip bunları çocuğa iletmesi çocuğun kendini değerli ve anlaşılır hissetmesine yarar sağlayabilir.


Duyguların konuşulduğu ve olduğu gibi kabul edildiği evde yetişen bir çocuğun, ilerideki yaşlarında hem kendi duygularını tanıması hem de çevresindeki insanların duygularının farkında olması daha muhtemeldir.


“Kırıldığını anlayabiliyorum. Bunu benimle paylaşmak ister misin? veya “Şu an öfkeli olduğunu görebiliyorum ama eşyalara zarar vermen doğru değil. Eşyalara zarar vermek yerine, ne hissettiğini benimle paylaşabilirsin.” gibi aynalama cümleleriyle hem duyguları yaşarken ve yansıtırken sınır koyulabilir hem de öfke, üzüntü, endişe gibi duyguların da kabul edildiği hissettirilebilir. Aynalanarak yetişen bireyler, duygularını sağlıklı regüle edebilmeye ve duygularını bastırmak yerine olduğu gibi kabul edip ifade edebilmeye daha eğilimli olabilirler. Kısacası, bireyin erken dönemlerindeki aynalama, kişinin benlik gelişimi; öz-saygı, öz-değer ve öz-güven süreçleri için oldukça mühim bir basamaktır.



57 görüntüleme

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


Commenting has been turned off.
bottom of page